|
2010 AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ İSTANBUL!..  Türkiye'nin aynası İSTANBUL ve yansıması olan İstanbullu'lar TEBRİKLER!.. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki; İSTANBUL her zaman dünya'nın kültür başkenti olabilmeyi başarmış bir şehirdir. İstanbul başlı başına bir dünyadır. Avrupa'da çoğu şehir tarlayken İstanbul'da ticaret yapılıyordu, ayrıca yatırımcılar için de büyük bir sanayi şehridir. Anlayacağınız İstanbul'u anlatmaya ne kalem yeter, ne de kağıt... İstanbul, coğrafi konumu ve binlerce yıllık kültürel mirasıyla, dünya metropolleri arasında ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Genç ve dinamik nüfusu, yaratıcı mimarıyla Avrupa Kültür Başkenti olma özelliğini çoktan hak etmiştir bile...Evet,
Kültürlerin Başkenti İstanbul, dünya'nın dört bir yanından çağdaş sanatçıların
yaşamak için seçtiği, sadece Asya’yı ve Avrupa’yı değil, Doğu’yu ve Batı’yı,
eskiyi ve yeniyi, geleneksel ile moderni, ihtişam ile bilgiyi, hoşgörü ile tevazuyu,
doğma ile pragmatizmi, evrensel ile yereli birleştiren İstanbul, 2010’da Avrupa’nın
Kültür BaÅŸkenti olma onurunu taşıyacaktır. Her kesimden İstanbullu'nun katılacağı,Â
sahipleneceği, kültür ve sanatın tüm görkemiyle yaşanacağı büyük bir katılım projesi
olan bu projeyle İstanbul'un bir Türk şehri olduğunu  dünya'ya tanıtma zamanı şimdi...
Â
Â
Peki  Avrupa Kültür Başkenti Kavramı nedir? Hemen açıklayalım;
Avrupa Kültür Başkenti kavramı ilk kez, 1980 yılında ortaya çıkmıştır. Dönemin Yunanistan Kültür Bakanı Melina Mercouri’nin önerisinin Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi tarafından benimsenmesiyle Avrupa kültürüne değer katan, Avrupa’ya katkı sağlayan kentlere verilmeye başlanan bu ünvana ilk kez 1985’te Atina sahip olmuş ve bu bağlamda Atina'da olumlu
kültürel ve sosyo-ekonomik etkiler yaşanarak bu kentin bir cazibe merkezi
haline geldiği görülmüştür.Aynı dileklerimiz elbette İSTANBUL için... 2010 Yılında ise İstanbul (Türkiye) Essen (Almanya) ve Pécs (Macaristan)
kentleriyle birlikte "Avrupa Kültür Başkenti" seçilmiştir, elbette bundan dolayı
son derece mutluyuz emeği geçen her ülkeye teşekkür ediyoruz...Yalnız özel
bir ayrıntıya değinmeden geçemeyeceğim, 170 bin nüfuslu bir Macar kasabası olan
Pécs,aynı zamanda kiliseye çevrilmiş, Osmanlı camiisinden başka tarihi bir yapıtı
olmayan bir Macar kasabası. Ulaşım konusunda ise herhalde bisikletle tüm kasabayı
15 dakikada boydan boya gezersiniz. Diğeri de Essen Almanya, İstanbul Roma
imparatorluğu'nun başkentiyken barbarların yaşadığı bir orman... Daha 60 yıl önce
bile Yahudilerin fırınlarda yakıldığı bir şehir, şimdilerde "Kültür Başkenti" ne diyelim
bundan sonra hayırlara vesile olur inşallah...Anlatmak istediğim İstanbul gibi bir şehir,
bu ÅŸehirlerle aynı kategoride ve bu karar İstanbul için geç kalınmış bir karar deÄŸil mi?Â
Ne dersiniz? İstanbul nere, oralar nere...Biraz düşünürsek arada kıyaslanamayacak
kadar fark var...Neyse herkes için hayırlı olsun başka ne diyebiliriz ki zaten...
düşünenlerdenim.Her ne kadar stres dolu metropol bir şehirse, bir o kadar da
insanı rahatlatan bir atmosfere sahip.Bu arada yeri gelmişken anlatayım, hani hep
Avrupa, Avrupa deriz ya, gözümüzde hep büyütürüz oraları, ondan olacak ki; anlatma
gereği duydum şimdi...Hayatımda ilk defa bir iş organizasyonu için birkaç günlüğüne gittiğim
Avusturya beni adeta boğmuştu...Aman Allah'ım o ne sessizlik, o ne küskünlük, o ne soğuk
bir hava kendimi ıssız bir çölde hissetmiştim.Sanki tüm şehir bana küsmüş gibi...Kendimi bir
anda sağır ve dilsiz zannettim...İstanbul'a iner inmez sen herşeye değersin canım İstanbul
dedim ve anladım ki; İSTANBUL gibisi dünya'nın hiçbir yerinde yok...Ve o günden sonra
İstanbul bir başka değer taşıdı gönlümde...
Â
Â
Â
  http://www.belexpresse.be  Leman KUZU-İSTANBUL/2010

32 yıldır İstanbul'da yaşayan biri olarak, İstanbul'suz bir hayatın zor olacağını
 |