YAŞAMDAKİ BEŞ ÖNEMLİ DERS!..
Cuma, 29 Ocak 2010 12:14
 
 
Birinci ve de en önemli ders: Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını dağıttı. 
Ben okulun en iyi öğrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk almadan geldim 
ve orada çakıldım kaldım. Son soru şöyleydi: "Hergün okulu temizleyen hademe kadının
ilk adı nedir?.." Bu herhalde bir çeşit şaka olmalıydı. Kadını yerleri silerken hemen hergün
görüyordum uzun boylu, siyah saçlı bir kadındı. 50'lerinde falan olmalıydı. Ama adını
nerden bilecektim ki!..Son soruyu yanıtsız bırakıp kağıdı teslim ettim.Süre biterken bir
öğrenci, son sorunun test sonuçlarına dahil olup olmadığını sordu."Tabii dahil" dedi. 
Hocamız "İş yaşamınız boyunca insanlarla karşılaşacaksınız, hepsi birbirinden farklı
insanlar ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi hakeden insanlar bunlar" Onlara sadece
gülümsemeniz ve  "MERHABA" demeniz gerekse bile... Bu dersi hayatım boyunca
unutmadım, hademenin adını da DOROTHY İDİ.
 
İkinci önemli ders: Yağmurda Otostop!.. Bir gece vakit gece doğru Alabama otoyolunun
kenarında duran bir zenci kadın gördüm. Bardaktan boşalırcasına yağan yağmura rağmen,
bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye çalışıyordu. Geçen her arabaya el
sallıyordu, yanında durdum.60'lı yıllarda bir beyazın bir zenciye hemde Alabama'da yardıma
kalkışması pek olağan şeylerden değildi. Onu kente kadar götürdüm, bir taksi durağına
bıraktım.Ayrılırken ille de adresimi istedi verdim. Bir hafta sonra kapım çalındı, muazzam bir
konsol televizyon indiriyordu adamlar, bir de not ekliydi armağanda... Geçen gece otoyolda
bana yardımınıza teşekkür ederim. O korkunç yağmur sadece elbiselerimi değil, ruhumu da
sırılsıklam etmişti. Kendime güvenimi yitirmek üzereydim, siz çıka geldiniz.Sizin sayenizde
ölmekte olan kocamın yatağının baş ucuna zamanında ulaşmayı başardım ve biraz sonra
son nefesini verdi.Tanrı, bana yardım eden sizi  ve başkalarına karşılık beklemeksizin yardım
eden herkesi kutsasın!.. En iyi dileklerimle, Bayan NAT KING COLE...
 
                      Happiness_by_RenKram013.jpg happiness image by Jakarayi
 
Üçüncü önemli ders: Size hizmet edenleri hep hatırlayın...Bir pastanın üç otuz paraya
satıldığı günlerde 10 yaşında bir çocuk pastaneye girdi. Garson kız hemen koştu, çocuk
sordu: "Çukulatalı pasta kaç para?.." 50 Cent, çocuk cebinden çıkardığı bozukları saydı
ve bir daha sordu: Peki dondurma ne kadar? 35 Cent dedi garson kız sabırsızlıkla...
Dükkanda yığınla müşteri vardı ve kız hepsine tek başına koşuşturuyordu, bu çocukla
daha ne kadar vakit geçirebilirdi ki...Çocuk parasını bir daha saydı ve "Bir dondurma
alabilir miyim lütfen" dedi.Kız dondurmayı getirdi, fişi tabağın kenarına koydu ve öteki
masaya koştu.Çocuk dondurmasını bitirdi,fişiyi kasaya ödedi.Garson kız masayı temizlemek
üzere geldiğinde, gözleri doldu birden. Masayı sanki akan göz yaşları temizleyecekti.Boş
dondurma tabağının yanında çocuğun bıraktığı 15 Cnetlik bahşiş duruyordu... 
 
Dördüncü önemli ders: Yolumuzdaki engeller...Eski zamanlarda bir Kral, saray'a gelen yolun üzerine
kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacaktı? Ülkenin en
zengin tüccarları, en güçlü kervancıları,saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar.
Hepsi kayanın etrafında dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu
kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu. Sonunda bir köylü çıkageldi, saraya meyve ve
sebze getiriyordu, sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına, sıkına itmeye başladı.
Sonunda kan ter içinde kaldı ama, kayayı yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına almak
üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü. Açtı...Kese altın doluydu, bir de kralın
notu vardı içinde ..."Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir" diyordu Kral. Köylü bugün dahi pek
çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı. Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.
 
                     life is.... by Beautymist.
 
Beşinci önemli ders: Önemli olan vermektir...Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir
kız getirdiler. Tek yaşam şansı beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakliydi. Küçük oğlan aynı
hastalıktan mucizevi şekilde kurtulmuş ve kanında o hastalığın mikroplarını yok eden bağışıklık
oluşmuştu. Doktor durumu beş yaşındaki oğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini
sordu.Küçük çocuk bir an duraksadı, sonra derin bir nefes aldı ve eğer kurtulacaksa veririm kanımı
dedi. Kan nakli yapılırken, ablasının gözlerinin içine bakıyor ve gülümsüyordu, kızın yanaklarına
yeniden renk gelmeye başlamıştı, ama küçük çocuğun yüzüde giderek soluyordu, gülümsemesi
de yok oldu.Titreyen bir sesle doktora sordu: Hemen mi öleceğim? Küçük, doktoru yanlış anlamış,
ablasına vücundaki bütün kanı verip, öleceğini sanmıştı. Evet, yaşamdaki beş dersi unutmamak
dileÄŸiyle...
 
 
YAŞAMI İNCİ OLARAK KABUL EDERSEK, "YAŞAM İNCİ" ANCAK İÇİNDEKİ TANELER NE KADAR
BEYAZ TARTIŞILIR! KALBİNİZİN İNCİ BEYAZI DUYGULARLA SARILMASI, AYNI PARALELDE
TAKLİTÇİ ZİHNİYET DEĞİL, KENDİNİZ OLABİLMEYİ BAŞARMANIZ DİLEĞİYLE...
 
 
Derleyen:Leman KUZU/İSTANBUL 2010
Yorumlar (1)Add Comment
107
Kendiniz olabilmeyi başarmışsınız,kutlarım
Yazan YEŞİM SAVAR, Şubat 01, 2010
Herkes kendi olabilse keşke,derlediğin yazı çok anlam içeriyor anlayana,
Bir gerçek var,senin yansımaların çok olacak gibi,ama hiçbir şey aslını
vermez.Sen yoluna devam et dik duruşlu IĞDIR KIZI..Tüm siteleri sallıyorsun.
Helal sana,

Yorum Yazın
Yorum ekleyebilmeniz için giriş yapmanız gerekiyor. Henüz bir hesabınız yoksa lütfen kayıt olun.

busy